Kablolu modemimi kablosuz olarak kullanmak için Cisco Linksys WRT54GC model kablosuz router aldım. Fiyatı çok cazip olan bu cihazda 1 adet internet girişi için port ve 4 adette harici ünite bağlamak için giriş portu olmak üzere 5 adet port bulunuyor. Kablolu gerçekleştirilen bağlantıda 100mps/sn ile veri aktarımı sağlayıp kablosuz bağlantılarda ise 54mps/sn bağlantı gerçekleştiriyor. Yani tipik ev kullanımı için çok ideal cihaz. Kapsama alanı çok geniş olmasada ev içinde istediğim bağlantı imkanını bana tanıyor. Ancak uzaktan erişim olsun, vazgeçemediğim oyunum WarcraftIII’de oyun kurmak olsun, bir çok yerde sıkıntılar yaşadım. Çünkü Linksys WRT54GC’yi router olarak doğrudan kullandığımızda modeminizden açtığınız portları kullanmanız mümkün olmuyor. Bu sorunu çözmek için bir iki ufak değişiklik yapmam gerekti. Bu yazımda bu konu hakkında kaynak bulamayanlara yardımcı olmaya çalışacağım. WRT54GC’yi access point olarak kullanmak için yaptıklarım ise şöyle;
WRT54GC 5 ethernet giriş portundan oluşduğundan bahsetmiştik. 5′inci porta (şuan elimdeki modelle bu port mavi renkli) modeminizden gelen bağlatı kablosunu takmanız gerekiyor ki router ip dağıtmaya başlasın ve bağladığınız kablolu, kablosuz cihazlarınızın internete erişimi sağlansın. Diğer portlara masaüstü bilgisayarınızı, digiturk’ünüzü v.s bağlıyorsunuz. Şu an herhangi bir problem yaşamadan internette istediğiniz gibi gezebilirsiniz. Ancak dediğim gibi, uzaktan erişim, emule gibi uygulamalara port açmak durumunuz var ise bir takım ayarlarıda yapmanız gerekiyor. İşte bu ayarlardan ilki; cihazın standart ip si olan, 192.168.1.1′ web browser’inizden girerek DHCP modunu kapatmak.
İkinci adım ise Local ip address yani demin kullanıdığımız 192.168.1.1 numaralı ip adresini değiştirmek. Çünkü bir çok modem hali hazırda bu ip adresini kullanarak geliyor bir takım çakışmalara sebep olabileceğinden bunu kapatıyoruz. Benim modemimin ip adrressi 192.168.2.1 olduğundan ben boşta olan iplerden biri olan 192.168.2.10 u WRT54GC routerime atadım.Bu iki adımı aynı anda uyguluyoruz. Yoksa DHCP modunu kapattığınızda routerinize ulaşmakta sıkıntı yaşarsınız. Tezcanlı biriyseniz yazıyı okumadan bunu yaptıysanız. Routerin yanında bulunan reset düğmesi ile routeri resetleyin ya da routere ulaşamak için kullanıdığınız ethernet ya da wireless kartınıza sabit ip (örnek: 192.168.1.5 gibi)atayarak ulaşın.
Save setting düğmesine basarak yaptığımız ayarları uyguluyoruz ve internet bağlatısını yani modeminizden gelen kablo bağlantısını takmış olduğumuz portda bulunan kabloyu çıkartıp boşta olan herhangi bir porta (Ben dört numaralı portta taktım.) takıyoruz. Bu işlemden sonra WRT54GC’yi access point olarak kullanabiliyorsunuz ve port yönlendirme ile ilgili herhangi bir sıkıntı yaşamıyorsunuz.
Bilgi güvenliğiniz açısından cihaza şifre koymak istiyorsanız. Artık ona yeni ip adresi olan 192.162.2.10 (bu benim kullanıdığım) numaralı ip den ulaşıp, sırası ile “wireless” “wireless security” sekmelerine girip örnetkteki gibi bir şifre atayın.
Eğer kablo net kullanıcısıysanız Applications & Gaming bölümünden port yönlendirmelerinizi yapabilirsiniz. İlk başta adsl kullanıcıları o menüden port yönlendirmesi yapabileceğinizi düşünsede o menü router özelliği olmayan cihazlarla bu WRT54GC kullanıldığında port yönlendirmesi yapmak için.
Bu yazıda Ukulele için en çok kullanılan akor görsellerini bir araya getirdim. Akord edin baka baka çalın. İlerleyen yazılarımda Ukulele için hazırladığım bir iki şarkıda yayımlayacağım. “E” major halini basmakta zorlanan arkadaşlar varsa şu şekilde basabilir;
Ukulele menşei Hawaii Adaları olan bir gitar türü. Çok eğlenceli ve tiz sesleri olan bu enstürman Türkiye’de zor biraz zor tedarik ediliyor. Ayrıca nasıl çalınılacağına ve akord edileceğine dair türkçe bir kaynakta yok. Ben bu enstürmanı elime aldığımda sudan çıkmış balık gibiydim. Biraz araştırma yaparak nasıl çalınılacağına ve akord edileceğini öğrendim. Bu yazımda da buna yer vereceğim.
Ukulele müziğe başlamak için kullanılacak bir entürman değil. Nasıl ki “cura” çalmaya başlamak diye birşey yok (bağlama çalmaya başlamak diye birşey var) ukulele çalabilmeniz içinde bir alt yapınızın olması gerekiyor. (Aslında gerekmiyor ama ben alt yapınız varmış gibi yazıyorum o yüzden ilk başlangıç enstürmanı olarak ukulele seçenlere bu yazıda aradıklarını bulamayabilirler gelen sorulara cevap vermeye çalışırım) Resimde de görüldüğü gibi 4 tane teli bulunuyor ve şu şekilde akord ediliyor;
1.”G” (Sol)
2.”C” (Do)
3. “E” (Mi)
4. “A” (La)
1′inci teldeki “G” (Sol) sesi, 2′ci teldeki “C” (Do) sesinden daha tiz yani daha ince. Gitarda ki gibi yukarıdan aşağıa pes seslerden tiz seslere doğru inmiyor. Ama son 3 telin dizilimi aynı gitarda ki gibi. Ukulele’yi akord edebilmek için “C” (do) sesine ihtiyacımız var en kolay akord yapımı için 2. teli “C” (Do) sesi ile akord ediyoruz. En üst teli akord edebilmek için hemen altındaki telin (2′inci telin) 7′ci perdesine basarak ses alıyoruz ve o sesten en üst teli akord ediyoruz bu ses “G” (Sol) sesidir. 3′cü teli 2′ci telin 5′inci perdesinden aldığımız ses “E”(Mi) ile akord ediyoruz. Son olarak 4′üncü teli 1′inci telin 2′inci perdesinden ya da 3′üncü telin 4′üncü perdesinden aldığımız ses ile yani “A”(La) sesi ile akord ediyoruz.
Gördüğünüz gibi en üst tel yani 1′inci tel yani “G” (Sol) sesi veren tel, 4′üncü tel olan “A” (La)’dan 2 perde daha ince bir tel. Yani 1 nota daha kalın bir tel.
Teller çok tiz sesler verdiği için 4′üncü teli iki türlü kontrol etmekte fayda var zira yeni başladığınızda kulaklar hemen aşina olamiyor bu seslere. Daha sağlıklı akord edebiliyorsunuz. Aslında bu enstürman iki türlü akord edilebiliyor. Ancak en yaygın olarak kullanılan akord düzeni bu verdiğim şekildedir.
Çok detaylı bilgiyi bir çok web sitesinden tedarik edebileceğinizi bildiğim için fazla detaya girmiyorum ve tecrübem ile sabitlediğim bir iki konuyu sizlerle paylaşacağım.
Nişanlım olacak zati muhterem Çiğdem İPEK hanımefendi, kefir denen olayı düzenli olarak kullanmaya başladıktan sonra (bir hafta boyunca her gece yatmadan önce bir bardak), yüzünde ve saçlarında oluşan egzamalarının düzeldiğini, sindirim sisteminin düzelip, kabızlık sorunundan kurtuluğunu gözlerimle görüp şahit olduktan sonra bende bir takım araştırmalar yapıp ne kadar faydalı birşey olduğunu okudum ve kullanmaya başladım.
Kefir Kafkaslar’dan gelen bir tür mucizevi iksir gibi birşey. Kafkaslar’da yaşayan insanların uzun ömürlü olması, yapılan araştırmalar kefiri çok sık (su yerine kefir) kullanmalarına bağlıyorlar. Hiçbir yan etkisi olmayan kefirin başlıca iyi geldiği şeyler şu şekilde;
Bağışıklık sistemini güçlendirir.
Şekerin özümlenmesini sağlar ve şekeri enerjiye dönüştürür. Kilo almanızı engeller.
İştah açar ve beslenmeye güçlü destek oluşturur.
Asabi hastalıklarda rahatlatıcı görevi görür. Sakinleştirici etkisi vardır.
İshale ve kabızlığa karşı etkindir.
Astım ve Alerjiye karşı direnç oluşturur.
Çocukların büyümesinde doğal koruma ve güvenli beslenme sağlayan nefis bir süt içeceğidir.
Büyümeye güçlü destek sağlar.
Hormon dengesinin kuruluşuna yardımcı olur.
İhtiyaç duyulan enerji için mükemmel destek verir.
Beyin hücrelerini aktifleştirir ve beyinsel dinamizmi arttırır.
Aşırı şişmanlamaya veya zayıflamaya karşı frenleyici görev üstlenir.
Sindirim sistemini inşa eder ve tam beslenme sağlar.
Sindirim esnasında protein sentezine olumlu yardım eder.
Böbrek fonksiyonlarını düzenler.
Cilt güzelliğine ve parlaklığına olumlu etkiler yapar.
Ciltteki yağlanmayı ve kepeklenmeyi önler. Saçları kuvvetlendirir.
Yanıkların hızlı iyileşmesini sağlar.
Dokuları tamir eder.
Cinsel fonksiyonların devamlılığında aktiflik kazandırır.
Kanı temizler, klosterolü dengeler ve yüksek tansiyonu düşürür.
Damar sertliğini ve kalp krizi riskini önler.
Uykusuzluğu giderir. Spor yapanlar için enerji deposudur.
Ferahlatıcı hoş kukusu ve benzersiz tadıyla rahatlık verir, dinlendirir ve gevşetir.
Gastroit ve miğde yanmalarına iyi gelir.
Saç dökülmesini azaltır.
Aşırı yıpranmayı ve yaşlanmayı yavaşlatır.
Damar sertliğini engeller.
Egzama ve sedef gibi deri hastalıklarına iyi gelir.
Kefiri Süt, şekerli su veya meyve suyu ile evde yapabilirsiniz. Ben süt ile yapılanını kullanıyorum ve acayip lezzetli buluyorum. Yapımı için gereken tek şey “kefir taneleri” bu taneleri bazı aktarlardan temin edebilir, internetten satın alabilirisiniz. Yapımı şu şekilde; plastik bir kaba bir litre sütü boşaltıp içine kefir tanelerini atıyorsunuz sonra ağzını kapatıp bir gün bekliyorsunuz akabinde ertesi gün elekten geçirip süzüyorsunuz. Bir litre süte ortalama elli gram kefir tanesi mayalamak için yeterli oluyor. İki türlü tüketilebiliyor meyve suyu ile karıştırabilirsiniz, ya da içine tuz atıp ayran gibi içebilirsiniz. Ben tuzlu olarak tercih ediyorum. Tavsiyem bu şekildedir.
Bende şahsen yukarıda yazan faydalar, miğde yanması, saç dökülmesi, egzama ve sindirim sistemi sorunlarına iyi geldiğini gözle görmüş durumdayım. Tüketmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Yemeklerde ayran, kola yerine kefir için.
Evet 2 ayda 4 kilo kaybettim. Türk kası ile harmanlanmış bünyemin daha fazla kaybetmeye ihtiyacı var aslında. 2 ay önce sokak tartıcısının tartısına bindiğimde, ibrenin “101.6′yı” göstermesi bende bir soğuk duş etkisi yarattı aklım bir anda yerine geldi.
3 aydır işsizim evde yayıldığım koltuğun bile şekli aldığım kilolardan değişti. Neyse efendim hem işssiz, hem parasız, hem de şişko isen, koca karı ilaçları insana sıcak yüzünü gösteriyor. Koca karı ilacı dediysemde öyle karışım falan değil. Bildiğiniz mübarek dereotu‘ndan başkası değil. Dereotu inanılmaz lifli bir gıda. Bir çok insan tadını iğrenç bulsada benim gibi hiç bir gıda türünü ayırmadan aynı keyifle tüketebilen bünye için bu sorun olmadı.
İşte zayıflama formülü;
Yemeklerden 15 dakika önce bir tutam dereotunu sapıyla beraber yiyorsunuz, üzerine bir bardak su çektikten 15 dakka sonra yemeğe oturuyorsunuz. Açlık hissiniz direk kesiliyor. Acıkmadığınız için fazla yemek yemeden sofradan kalkabiliyorsunuz. Ara öğünlerde her acıktığınızda bir tutam dereotu yiyorsunuz. Hepsi bu kadar. Çikolata v.s aburcubur tüketmiyorsunuz. Canınız çektikçe dereotuna abanıyorsunuz. Yan etkisi yok. Eğer çalışan iseniz her öğünde yeme şansınız yok ise aktarlarda satılan dereotu tohumundan faydalanabilirsiniz. Bu yöntemde de bir tatlı kaşığı kadar dereotu tohumu yemek yeterli oluyor.
Ben kilo alma sebebimin açlık hissimin çok fazla belirginleşmesi ile alakalı olduğunu düşünerek bu yönteme başvurdum. Şuan 101.6 kg’den 97.4 Kg’ye düştüm. Muhakkak deneyin.
DOTA “Defense of the Ancients – Eski Uygarlıkların Savunması” anlamına gelir. DOTA Icefrog tarafından geliştirilmekte olan bir Warcraft3 haritasıdır. Frozhen Throne ek paketiyle beraber oynanmaktadır. Oyun bir satranç kadar keyif veren bir o kadarda zeka ve ekip ruhuna sahip olmayı gereketiren bir oyundur. Bu makalede daha önce hiç bu oyunu oynamamış arkadaşlara oyunu anlatmak yerine bu oyunu daha önce oynayan arkadaşlara bilgisayarlarını nasıl kurabileceklerini anlatcağım. Benim oynadığım server www.eurobattle.com’dur. Şuan oyunu oynayabilmeniz için versiyonunuzun 1.23 olması gerekiyor.
War Craft3′ü kurun. Kurulum bittikten sonra Frozhen Throne cd sini kurun. Güncelleme 1.23a güncelleme dosyasını kurun. Eurobatle loader programını kurun. Eurobattle serverine giriş yapmak için server dosyasının oluşturduğu oyun başlatma programını kullanmanız gerekiyor aksi takdirde server’e bağlanamazsınız. Daha sonra www.getdota.com’dan indirdiğiniz dota mapını program files/warcraft III/maps/download klasörünün altına yapıştırın. Eğer download klasörü bu dizinde bulunmuyorsa oluşturun.
Artık herşeyiniz hazır. Euroload’in oluşturuduğu kısayol ile servere bağlanıp DOTA oynayabilirsiniz.
Not: Eğer oyunu arkadaşlarınız arasında oynayacaksanız. Eurobattle.net kullanmayacaksanız. 4 üncü ve 6 ıncı adımları atlayınız.